İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Doksanlar > Seksenler

90-lar-dizisi-ne-zaman-basliyor-doksanlar-yeni-son-fragman_haber_4839293Atv‘nin yeni dizisinin ilk bölümünü reklamsız şekilde internet üzerinden izledim. Seksenler dizisinin de ilk bölümünü izlemiştim. İki dizinin de sahibi Birol Güven. Seksenler’i izlediğimde daha ilk bölümünde diziyi beğenmediğimi söylemekten çekinmemiştim. Erken bir karar değildi. Oyuncuların kasıntı halleri diziyi izlenmez hale getiriyordu. Rasim Öztekin‘in hele oyunculuğu sinir bozuyordu.  Her zaman ki Öztekin oyunculuğundan ziyade “uyduruk” bir konuşma şekliyle diziyi izlenmez hale getiriyordu. Tabi sadece o değildi. Evin annesi hariç diğer oyuncuların oyunculuğu vasattı. Oyun kurulamamıştı.

Aylar önce Doksanlar‘ın çekileceğini duyduğumda yine kötü bir dizi geliyor diye içimden söylenmiştim. Aylar geçti ve Doksanlar ilk bölümüyle 2 gün önce ilk bölümüyle Atv’de yayınlanmaya başladı. Hemen gecesinde, bir kaç saat sonra diziyi izlemeye koyuldum.

Başrollerinde Ümit Erdim, Esra Dermancıoğlu, Atalay Uluışık, Ferhan ve Derya Şensoy kardeşler, Renan Bile, Arif Ekin, Beste Bereket, Gamze Özalan, Erkan Köse, Açeyla Akkoyun ve Pelin Öztekin’in yer aldığı dizinin ilk 8 dakikasına katlanmamış olsaydım bu yazıyı yazmıyor olurdum.

Dizi ondan sonra bir açıldı bir açıldı ki. Her saniyesinden büyük zevk almaya başladım.

90larEminŞunu çok net şekilde iddia edebilirim ki, bu sezon en çok Emin ve Bakkal Lütfü konuşulacak. Adeta mahallenin dedikodu kazanını kaynatıyorlar. Yoldan gelen geçenlerin – hatta arka sokaktan geçenlerin-  hakkında bile söyleyecek lafları oluyor.

Tabi bu iki karakter Edi ile Büdü‘yü hatırlatmıyor değil.

“Muppet Show” da balkonda oturan ve her şeye homurdanan iki yaşlı adamları daha çok hatırlattı Emin ile Lütfü. Balkonda oturup homurdanan Statler ve Waldorf amcalar her ne kadar “Nemrut” tipler olsa da Emin ve Lütfü 90’lı yılları esprili dilleriyle bizlere hatırlatıyorlar. Bu sezon bu ikiliye dikkat derim.

Her güzel şeyin bir nazarlığı mı desem yoksa laneti mi desem ne desem bilemedim maalesef bu dizide de var. Eski eşyalar alıp satan mahallenin esnafı “Laz” bir adam var. Keşke Laz olsa. Değil işte. Laz şivesiyle konuşmaya çalışan oldukça gereksiz yapmacık ziyan bir tip olarak çıkıyor karşımıza. Birol Güven “Hepimiz iç içeyiz” mesajını vermek için olsa gerek mahallenin kahvesini de “Kürt” bir abiye vermiş. Yani mahallemiz tam bir Anadolu mozaiği.

Ama olmamış.
Ne Laz ne de Kürt uymamış, olmamış. İkisi de yapmacık kaçmış. Doğu ve Karadeniz şivesini özümseyerek konuşan hiç bir oyuncumuz kalmamış sanki de bu iki nazarlığı diziye yerleştirmiş.

Diziden zevk almak için kuşkusuz 90’lı yılları bilmek gerekiyor. Zevk almak için olmasa bile diziyi anlamak için 90’larda yaşamış olmak gerekiyor. Dizide çalan şarkılar öyle vuruyor ki… O vurgunu yemek için o müzikleri bilmek gerekiyor işte. Sezen Aksu’dan Aşkın Nur Yengi’ye, Hakan Peker’den Cengiz Kurdoğlu’na.

Çok güzel. Pek çok güzel.

Ve Doksanlar BÜYÜKTÜR Seksenler’den.

İtirazı olan?

34 CTV 138 plakalı aracın içinden kim çıkacağını da benim kadar sizde merak ediyorsunuz dimi?

 

 

Bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir